Kullanıcı Adı: Şifre:
VergiSigorta.com
Ana Sayfa / Mahmut Suçiçek / Dolaylı vergiler neden artıyor nereye kadar artacak?
Etiketler:

Dolaylı vergiler neden artıyor nereye kadar artacak? Dolaylı vergiler neden artıyor nereye kadar artacak?

Dolaylı vergiler neden artıyor nereye kadar artacak?

2011-11-10, 13:50:02 Okunma: 1636 0 yorum

Mahmut SUÇİÇEK Vergi Müfettişi
mahmutsucicek@gmail.com

Share |

Bir denetim ve danışmanlık şirketi tarafından dünya çapında 92 ülkede vergi sonuçları üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye, dolaylı vergileri toplam vergi gelirleri içinde en yüksek paya sahip iki ülkeden birisi. Son yapılan ÖTV zamları ile birlikte dolaylı vergilerin vergi gelirleri içerisindeki payı %70’leri aşmıştır. Peki dolaylı vergiler neden artmakta ve nereye kadar artacaktır?

 

Aslında dolaylı vergilerin nereye kadar artacağına ilişkin verilecek cevap çok basit. En fazla %100 olana kadar artacaktır. Yani dolaylı vergiler toplam vergilerin tutarına eşit olduğunda artış duracaktır. Bu noktada gelir vergisi vb. doğrudan alınan vergiler “0” olacağından problematik kendiliğinden çözülecektir. Matematiksel kesinlikle konunun aydınlatılması işini hallettikten sonra diğer hususlara geçebiliriz.

 

Dolaylı ne Dolaysız ne?

Öncelikle “dolaysız vergi” ve “dolaylı vergi” terimlerini anlatmakta yarar var. Dolaysız vergiler, vergi mükellefi ile ödeyicisinin aynı olduğu, kişi ve kurumların elde ettikleri gelir düzeyine göre alınan vergilerdir. Bu vergilerde vergi mükellefinin, kendisine düşen vergi yükünü başkalarına yansıtma olanağı bulunmamaktadır. Vergide adalet ve gücüne göre ödeme ilkelerini bu vergiler omuzlar. Gelir vergisi, kurumlar vergisi doğrudan vergilere örnektir.

 

Dolaylı vergiler ise, mal ve hizmet kullanımından kaynaklanan vergilerdir. Vergiye tabi mal ya da hizmetlerden yararlanan herkes, gelir düzeyi ne olursa olsun aynı oranda vergi öder. Bu vergilerde vergi mükellefi ile ödeyicisi farklıdır. KDV ile özel tüketim vergisi, dolaylı vergiler arasında yer alır.

 

Bu iki vergi türü karşılaştırıldığında, dolaylı vergilerin vergi adaletine ters düşen vergiler olduğu görülür. Diğer bir ifade ile, dolaylı vergiler regresif (azalan oranlı) vergilerdir. Zengine az fakire fazla yük yüklerler. Hamal da benzin alınca aynı vergiyi ödemekte, fabrika sahibi de benzin alınca aynı vergiyi ödemektedir.

 

Güncellemenin Kodları

Dolaylı vergi ve dolaysız vergi terimlerini açıkladıktan sonra; neden dolaylı vergilerin arttığına ilişkin sorumuzun cevabına gelelim. Dolaylı vergilerdeki artışların iki temel nedeni var. Birincisi;  maliye idaresinin dolaysız vergi dediğimiz kişi ve kurumların elde ettiği gelir üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisini yeterince toplayamamasıdır. Çünkü bu vergileri toplamak belli performansları gerektirmektedir. Beyana dayandığı için mükellefler üzerinde farkındalık etkisi yaratır. Neticede belli bir gelir düzeyini tutturmak ancak dolaylı vergilerle mümkün olmaktadır.

 

Dolaylı vergilerdeki artışların ikinci en önemli nedeni ise; bu vergilerin maliye politikası aracı olarak kullanılmasıdır. Bazı dönemlerde bu vergiler, bütçe gelirlerini artırmaktan daha çok politika aracı olarak kullanılmaktadır. Örneğin, yapılacak belli ürünlerde ÖTV artışı, o malı nispi olarak daha pahalı hale getirir ve bunun yerine ihtiyaçların yurt içinde üretilen başka mallarla ikame edilmesine olanak verir. Bu şekilde yurt içi üretim artar, istihdam artar, orta vadede milli gelir artar. Merkez bankalarının hamleleri, ancak bununla paralel bir maliye politikası uygulaması ile istenilen sonuçları verecektir. Özellikle son dönemde T.C.Merkez Bankası’nın döviz ve likidite politikasına bakıldığında, ÖTV artışlarının bununla uyumlu olduğu, bir maliye politikası aracı olarak, para politikasını destekleyici olduğu göze çarpıyor.

 

Dolaylı vergilerin bir diğer büyük handikapı, gelir dağılımını olumsuz etkilemesi özelliği. Ancak son ÖTV artışların özellikle lüks tüketimi hedeflediği düşünülürse, gelir dağılımına etkisinin olumsuz olacağını düşünmek son derece abartılı.

 

Dolaysız Vergilerdeki Durum

Neden dolaysız vergi (gelir ve kurumlar vergisi) toplayamıyoruz sorusu da irdelendiğinde, yukarıda bahsettiğimiz sebeplerin yanında yapısal başka durumdan bahsedilmesi gerekiyor. Bize göre yapısal sorunların bir bölümünü denetim sistemi oluşturmaktaydı ve bu güne kadar maliye teşkilatı içerisinde yer alan çok parçalı bir denetim yapısının mevcudiyeti bir sorunsaldı.  Ancak bu konuda, Maliye Bakanlığı yapısal bir reforma imza atmak suretiyle denetim birimlerini yeni bir reorganizasyona tabi tuttu. Vergi otoritesinin (bir çok riski göze alarak) bu inisiyatifi alması, dolaylı vergiler sorunsalına önem atfedildiğinin bir göstergesidir. Hayati öneme sahip olan bu düzenlemenin yakın zamanda etkilerini göstermesi ve dolaysız vergileri toplama imkanı nı artıracak olması beklenen bir durumdur.

 

Laffer Eğrisi Yaklaşımı

Vergi artışlarından bahsedildiğinde bazı temel yaklaşımlardan da bahsetmek zaruridir. Her ne kadar yukarıda, üst gelir gruplarının tüketim mallarına getirilen ek vergiden bahsetmiş olsak da, meselenin bir yönü “vergi artışları ve bütçe gelirlerine etkisi” olmakta, bununla ilgili de bazı sorulara cevap aramak gerekmektedir.

 

Dolaylı vergi oranları artıkça buna paralel vergi gelirleri de artacak mıdır? Vergi oranlarının geldiği nokta, vatandaşların vergiden kaçınma&vergi kaçırmaya yönlendirmekte midir?

 

Bu soruların cevabına teorik anlamda ışık tutacak bir çalışma yapan Amerikalı iktisatçı Arthur Laffer’in “Laffer Eğrisi” ‘inden bahsetmek istiyoruz. Vergi oranları ile vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Laffer eğrisi arz yönlü iktisadın en önemli konularından biridir. Vergi oranları ile devletin tahsil edeceği toplam vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi gösterir. Buna göre, bireyler vergi oranlarında yapılacak artışlara cevap verirler. Vergi düzeyindeki artış, belli bir noktaya kadar devletin vergi gelirlerinin artmasını sağlarken, vergilerin daha da yükseltilmesi bireylerin vergi ödemekten kaçınma eğilimi göstermesi dolayısıyla devletin vergi gelirlerinin azalmasına yol açar. İbn-i Haldun’un da maliye hakkındaki çalışmalarında, aynı görüşle bu noktalara değinmektedir.

 

Elimizde Türkiye özelinde bu konuda yapılmış ciddi bir çalışma bulunmasa bile, medyada yer alan haberlere ve diğer gözlemlere dayanarak yüzeysel bir takım çıkarsamalar yapmak mümkün. 

 

ÖTV, Kaçakçılık Riski ve Denetim

Özellikle vergi oranlarının yüksek olduğu sigara, alkol ve akaryakıt gibi ürünlere baktığımızda vergiden kaçınma&vergi kaçırmanın boyutları daha iyi gözlemlenmektedir. Sınır illeri ve bunlara yakın illerde,  böyle bir tablonun gözlendiği bilinmektedir. Buradaki vatandaşların büyük çoğunluğu kaçak sigaraya, kaçak akaryakıta yönelmekte olduğu, hatta lisanslı akaryakıt istasyonları bile akaryakıtı belgesiz satma yoluna gittikleri haberleri sıklıkla duyulmaktadır. Adeta “ne kadar alışveriş o kadar fiş dönemi out ne kadar zam o kadar kaçak sigara dönemi in” durumu diyebiliriz.

 

Son tahlilde, yazımızda son vergi artışlarının sadece bütçe geliri açısından düşünülmemesi gerektiği, vergi artışlarının dışlayıcı etkisi, yapısal dönüşümler ve dolayısıyla da denetimin etkinliğinden bahsetmiş olduk. Bu yazımızda güncel birkaç noktaya değinmekle birlikte, teknik yazılardan kaçınıp, okuyucularımız ile bir nevi “kahve molası” vermek istedik.  

YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


2 + 5 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)