Kullanıcı Adı: Şifre:
VergiSigorta.com
Ana Sayfa / Uğur Uğurlu / Bahşişler Vergiye Tabi midir
Etiketler:

Bahşişler Vergiye Tabi midir Bahşişler Vergiye Tabi midir

Bahşişler Vergiye Tabi midir?

2013-02-01, 09:45:24 Okunma: 5011 0 yorum

Uğur Uğurlu Vergi Müfettişi
denetmen45@hotmail.com

Share |

 I- GİRİŞ

 

Bilindiği üzere özellikle otel, lokanta, kafeterya, sauna ve benzeri yerlerde müşteriler ödedikleri hesaba ilave olarak, kendilerine hizmet eden garson, belboy v.b. kişilere bahşiş adı altında bir ödeme yapmaktadır. Yapılan bu ödeme (bahşiş) müşteri tarafından, servis hizmetinden memnun kalındığının bir göstergesidir.

 

Bahşiş temel olarak hizmetten memnun kalanın takdirine ve memnuniyetine bağlı ve hizmeti veren müşterinin davranışına göre değişen ve ihtiyari olarak ödenen bir bedeldir. Ancak uygulamada verilen bahşişlerin vergiye tabi olup olmayacağı konusunda tereddütler yaşanmaktadır. Bizde bu makalemizde garson, belboy gibi çalışanlara bahşiş” olarak yapılan ödemelerin vergiye tabi olup olmadığı hususunu vergi idaresi ile yargının da görüşünü belirterek açıkladıktan sonra ödenen bahşişlerin ödeyenler açısından bir gider unsuru olup olmayacağı hususunu da açıklamaya çalışacağız.

 

II- BAHŞİŞLER ÜCRET MİDİR?

 

Müşteriler ödedikleri hesaba ilave olarak, kendilerine hizmet eden garson, belboy gibi çalışanlara üç şekilde bahşiş ödemektedir. Bu ödeme şekilleri; doğrudan garson, belboy gibi kişilere elden para verilmesi şeklinde veya genellilikle ödeme mahallerinde yer alan bahşiş kutularına (tip box) para atılması şeklinde veya fatura bedeline servis hizmeti, garsoniye veya sair adlarla dahil edilmek su­retiyle, hesabın bir yüzdesi olarak işletme tarafından alınan bir bedel şeklinde olmaktadır.

 

Bilindiği üzere bahşişlerin bırakılmasında herhangi bir zorunluluk olmayıp ödeyenin tamamıyla kendi rızasıyla yapılmaktadır. Bu nedenle doğrudan garson, belboy gibi kişilerin kendisine verilen paralar ile bahşiş kutularına (tip box)[1] atılan paralar tamamıyla ihtiyaridir. Bu nedenle bu şekilde ödenen bahşişlere ihtiyari bahşiş denmektedir.

 

Diğer taraftan bahşişin fatura bedeline, servis hizmeti, garsoniye veya sair adlarla dahil edilmek su­retiyle, hesabın bir yüzdesi olarak işletme tarafından çalışanlara verilmek üzere alınması durumunda ise ödenen bahşişlere zorunlu bahşiş[2] denmektedir. Ödenen bahşişin ihtiyari veya zorunlu bahşiş olması ayırımı vergileme açısından önem arz etmektedir.

 

Bilindiği üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun[3]  61’ inci maddesinde ücret, “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Söz konusu hükümden anlaşılacağı üzere hizmet erbabına verilen bir paranın ücret sayılabilmesi için; hizmet erbabının işverene tabi ve işyerine bağlı olarak çalışması ile hizmet karşılığı yapılan ödemenin işveren tarafından yapılması gerekmektedir.

 

Halbuki ihtiyari bahşiş ödenmesi durumunda; ödenen bahşiş, kendisine sunulan hizmetten memnun kalan müşterinin hizmeti sunan çalışanlara duyduğu memnuniyeti ifade etmek için ve bedeli tamamıyla kendisi tarafından takdir edilerek ödenen bir bedeldir. Dolayısıyla ihtiyari bahşiş ödenmesi durumunda ödeme yapan işveren değil müşteriler olmaktadır. Bunun sonucunda da garson, belboy gibi çalışanlara ödenen ihtiyari bahşişlerin ücret sayılabilmesi için gerekli temel unsur olan ‘ödemenin işveren tarafından yapılması’ şartı sağlanamamış olmaktadır. Bu nedenle de kanaatimizce ihtiyari bahşişler ücret kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

 

Diğer taraftan fatura bedeline servis hizmeti, garsoniye veya sair adlarla dahil edilmek su­retiyle, hesabın bir yüzdesi olarak işletme tarafından talep edilen zorunlu bahşişler ücret kapsamında değerlendirebilir. Zira zorunlu bahşiş ödemesi her ne kadar müşteri tarafından yapılsa da ödemenin zorunlu olarak işverene yapılması ve işveren tarafından çalışanlara dağıtılması, bahşişin genel mantığı olan ihtiyarilik ilkesine terstir. Bir diğer ifadeyle ihtiyari bahşiş de, bahşiş tamamıyla hizmetten memnun kalanın takdirine ve memnuniyetine bağlı olarak değişen bir tutar iken zorunlu bahşiş de böyle bir durum mevcut değildir.

 

Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun  61’ inci maddesinde yer alan ücret tanımında geçen “ücretin kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü gereği de çalışanlara ödenen zorunlu bahşişler dolaylı olarak kazancın belli bir yüzdesi olmaktadır. Bu nedenle işveren tarafından kazancın belli bir yüzdesi olarak çalışanlara verilen zorunlu bahşişleri ücret kapsamında değerlendirmek mümkündür.

 

Bu nedenlerle ihtiyari bahşişler ücret olarak nitelendirilemeyeceğinden ücret kapsamında vergiye tabi tutulmamalı diğer taraftan zorunlu bahşişler ücret olarak nitelendirileceğinden ücret kapsamında vergiye tabi tutulmalıdır.

 

Peki ücret kapsamında vergiye tabi tutulmayan ihtiyari bahşişler hiçbir şeklide vergi ye tabi olmayacak mıdır?

 

Kanaatimizce gelir vergisinin konusuna girmeyen ihtiyari bahşişler, aslında birer bağış niteliğindedir ve veraset ve intikal vergisinin konusuna girmektedir. Ancak uygulamada çoğunlukla bahşiş tutarlarının düşük olma­sı sebebiyle, birden fazla kimse tara­fından gerçekleşen her bir ivazsız in­tikal, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 4/d maddesindeki (2009 yılı için 2.481,00 TL) istisna haddi içinde kalacağından vergilendirilmeyecektir.

 

 

 

 

III- BAHŞİŞLERİN ALANLAR AÇISINDAN VERGİYE TABİ OLUP OLMADIĞI HUSUSUNDA VERGİ İDARESİNİN GÖRÜŞÜ

 

Kişisel kanaatimiz ihtiyari bahşişlerin ücret olarak kabul edilmeyeceği, zorunlu bahşişlerin ücret olarak kabul edileceği yönünde olmasına rağmen Vergi İdaresi hem ihtiyari bahşişleri hemde zorunlu bahşişleri ücret kabul ederek vergiye tabi tutulması gerektiğini belirtmiştir.

 

Bahşişlerin vergiye tabi olduğu hususunda Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yer alan açıklamalar şöyledir.

 

3 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde[4] Bu tebliğin ekinde yer alan, 2 no.lu Cetvelin VI. sırasında, büyük otel, gazino, lokanta ve kulüplerde çalışanlardan, bu gibi yerlerden ücret almayarak müessesece müşterilerden servis ücreti ve garsoniye gibi namlarla alınan paralar, kısmen veya tamamen kendilerine bırakılan şef ve garson olanların ücretlerinin götürü ücret (29.07.1998 tarihinden itibaren diğer ücret) kapsamında vergilendirilecektir.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Ayrıca 8 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde[5] ise, “3 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde diğer ücretli olarak vergilendirilmeleri hükme bağlanan çalışanların garsoniye adı altında aldıkları bedellerin yanı sıra çalıştıkları müesseseden ücrette aldıkları durumda vergilerinin, her iki istihkakın toplamı üzerinden tevkif suretiyle alınacaktır.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Yine 94 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde[6] zorunlu bahşişlerle ilgili olarak; (zorunlu bahşişlere yüzde usulüde denmektedir.) “Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde ise işveren aynen yukarıda I inci kısımda belirtilen ve İş Kanununda yer alan şekillerde asgari ücret garantisi ve benzeri özel anlaşmalar uyarınca işçilerine bazı ödemeler yapabilir. Bu gibi hallerde de işveren, yüzdelerle işverenin ödediği ücretlerin toplamı üzerinden vergi tevkifatı yaparak süresinde vergi dairelerine yatıracaktır.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Vergi idaresinin  konuyla ilgili vermiş olduğu muktezalardan bazıları şöyledir.

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı vermiş olduğu bir muktezada[7]. “… Bu hüküm ve açıklamalara göre, müşteriler tarafından, servis bedeli olarak fatura bedellerine yazılmak veya bahşiş kutusuna bırakılmak suretiyle ödenen bahşişler işverenden alınan ücretin bir parçası olarak değerlendirileceğinden, firma tarafından bu şekilde toplanan bahşişlerin personele dağıtılması aşamasında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Gelirler Genel Müdürlüğü vermiş olduğu bir muktezada[8]. “..Bu açıklamalara göre, hamam, sıhhi banyo ve sauna gibi işletmelerde işverenden ücret almadan sadece bahşişle çalışan personelin 01.01.1999 tarihinden önce götürü ücretli, 01.01.1999 tarihinden itibaren ise 4369 sayılı Kanun uyarınca diğer ücretli olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, çalıştıkları müesseselerden her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret alınması halinde ise bunların her iki istihkakının toplamı üzerinden tevkif suretiyle vergilendirileceği tabiidir.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Antalya Defterdarlığı vermiş olduğu bir muktezada[9].”..Bu açıklamalara göre; işyeriniz olan hamam işletmesinde çalışan tellakların almış oldukları bahşişlerin diğer ücretli olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, tarafınızdan her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret ödemesi yapılması halinde ise bunların her iki istihkakının toplamı üzerinden tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekir.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ve Vergi İdaresinin vermiş olduğu muktezalardan anlaşılacağı üzere ödeme şekli ne olursa olsun çalışanlara ödenen bahşişler ücret olarak nitelendirmekte ve bu tür ödemeler vergiye tabi ücret geliri sayılmaktadır. Ancak ödenen bahşişlerin ücret kapsamında nasıl vergileneceği ise bahşiş alanların bahşiş dışında işverenden ücret alıp almadığı durumuna göre değişmektedir.

 

Buna göre eğer hizmet erbabı (garson, belboy v.b çalışanlar) bahşişlerin dışında işverenden her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret ödemesi alıyor ise işveren ücretlerle birlikte bahşişlerden de  gelir vergisi stopajı yapacaktır. Ancak hizmet erbabı (garson, belboy v.b gibi çalışanlar) işverenden bahşişlerin dışında herhangi bir ücret almadan çalışıyor ise bu durumda bahşişlerin vergilendirilmesi diğer ücret kapsamında yapılacak olup, bahşişler işveren tarafından tevkifata tabi tutulmayacak, tamamen hizmet erbabı tarafından vergi karnesinin ilgili vergi dairesine ibrazı suretiyle vergilendirilecektir.

 

IV- BAHŞİŞLERİN ALANLAR AÇISINDAN VERGİYE TABİ OLUP OLMADIĞI HUSUSUNDA YARGININ GÖRÜŞÜ

 

            Danıştay ise istikrar kazanmış kararlarında, çalışanlara ödenen bahşişlerin hiçbir şekilde ücret olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek bu tür ödemelerin ücret kapsamında vergilenmesine karşı çıkmıştır. Konu ile ilgili Danıştay tarafından verilen bazı kararlar şöyledir.

 

            Danıştay 4. Dairesi konu ile ilgili bir kararında[10]. “…Vergi Mahkemesinin 5.3.1996 gün, E:1995/532, K:1996/207 sayılı kararıyla; davacı varisin hissesine ilişkin olarak incelenen davada; yapılan inceleme sonucu, ücret ödemeleri yönünden eksik beyanda bulunulduğu tespit edilmiş ise de beyan dışı bırakıldıkları ileri sürülen kişiler verdikleri ifadelerde, ücret almayıp bahşiş karşılığı çalıştıklarını beyan ettiklerinden, müşterilerin ödedikleri bahşişlerin Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre işyeren tarafından yapılan bir ödeme olmaması nedeniyle ücret olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı idare, yapılan tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.   Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine oybilirliği ile karar verildi.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Danıştay 4. Dairesi konu ile ilgili bir başka kararında[11].“…. İstanbul 6.Vergi Mahkemesi 24.12.1991 günlü ve 1991/2018 sayılı kararıyla; bir işyerinde çalışan kişiye yapılan ödemelerin ücret sayılabilmesi için işçi ile işveren arasında yapılan bir akit ile miktarının ve ödeme şeklinin belli edilmiş olması ve ödemenin işveren tarafından yapılması gerektiği, oysa ihtilaf konusu olayda, bahşişin işveren tarafından değil hizmetten faydalanan müşteri tarafından verildiği ve işveren tarafından bunun gelir olarak sayılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı ve yapılan bahşiş ödemelerinin Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi uyarınca ücret ödemesi olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle salınan vergi ve kesilen cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı idare, inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatın kanuna ve usule uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. .” . şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Danıştay 4. Dairesi konu ile ilgili bir kararında[12]. “…Bu kişilerin işyerinde çalışmadıkları yolundaki iddiasını kanıtladığı, inceleme elemanına verdikleri ifadelerde ise işyerinden ücret almadıklarım, bahşiş karşılığı çalıştıkların  beyan ettikleri, bahşişlerin ise Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesine göre üc­ret sayılan ödemeler niteliğinde bulunmadığı dolayısıyla davacının tevkifat yapmama sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının hissesine isabet eden vergi ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı idare, inceleme raporuna göre yapılan tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Karar; Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Söz konusu Danıştay kararlarından anlaşılacağı üzere; bahşişlerin Gelir Vergisi Kanunu’ nun 61’ inci maddesinde yapılan ücret tanımına girmediği, bahşişlerin ücret sayılabilmesi ödemenin bizzat işveren tarafından yapılması gerektiği belirtmiştir.  Bu nedenle de bahşişlerin bizzat işveren tarafından değil hizmetten faydalanan müşteri tarafından verilmesi nedeniyle bahşişlerin ücret kapsamında vergilenmesine karşı çıkmıştır.

 

V- BAHŞİŞLERİN VERENLER AÇISINDAN GİDER NİTELİĞİ

 

Uygulamada tereddüt edilen bir diğer husus ise; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olarak ve genellikle temsil ve ağırlama gideri kapsamında otel, lokanta, kafeterya ve benzeri yerlerde mükellefler ödedikleri hesaba ilave olarak, kendilerine hizmet eden garson, belboy v.b. kişilere bahşiş adı altında yaptıkları ödemeleri gider yazıp yazamayacaklarıdır.

 

Bilindiği üzere garson, belboy v.b. çalışanlara ödenen bahşişler herhangi bir belgeye bağlanamamakta, bu durumda da bir çok mükellef 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’ nun[13]  228’ inci maddesinde, “tevsiki zaruri olmayan kayıtlar” başlığı altında yer alan “Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz;

 

1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler;

2. Vesikanın teminine imkan olmayan giderler;

3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler.

1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.” hükmü gereği, ödenen bahşişleri herhangi bir belgeye bağlamadan gider yazabileceklerini düşünmektedir.

 

Ancak vergi idaresi temsil ve ağırlama gideri kapsamında otel, lokanta, kafeterya ve benzeri yerlerde mükelleflerin ödedikleri hesapları her nekadar ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olarak yapılan zorunlu bir gider olarak kabul etsede ödenen bahşişleri ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle doğrudan ilgili olmaması ve yapılacak ödemenin zorunlu olmamasından dolayı bahşişlerin gider yazmasına müsaade etmemiştir.

 

Nitekim İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı vermiş olduğu bir muktezada[14] ” …. Bu hükümlere göre, genel idare giderlerinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame edilmesini sağlamak amacıyla yapılması ve belgelendirmek kaydıyla kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla değişik yerlerde ürün tanıtımı ve pazarlamasını yapan şirket personelinin bu mekanlarda işle ilgili olarak yapılan ödemeler dışında buralarda çalışan garson, kahya, barmen …vb. gibi kişilere isteğe bağlı olarak vermiş oldukları bahşişlerin (belgelendirilse dahi) ticari kazancın elde edilmesi ve devamı için yapılmış bir genel gider olarak kabul edilemeyeceğinden, söz konusu harcamaların gider kayıt edilmesi mümkün değildir.” şeklinde açıklama yapmıştır.

 

V- SONUÇ

 

Bilindiği üzere özellikle otel, lokanta, kafeterya, sauna ve benzeri yerlerde müşteriler ödedikleri hesaba ilave olarak, kendilerine hizmet eden garson, belboy v.b. kişilere bahşiş adı altında bir ödeme yapmaktadır. Yapılan bu ödeme (bahşiş) müşteri tarafından, servis hizmetinden memnun kalındığının bir göstergesidir. Bahşiş temel olarak hizmetten memnun kalanın takdirine ve memnuniyetine bağlı ve hizmeti veren müşterinin davranışına göre değişen ve ihtiyari olarak ödenen bir bedeldir.

 

Bahşişlerin vergiye tabi olup olmadığı hususunda Vergi İdaresi; ödeme şekli ne olursa olsun çalışanlara ödenen bahşişler ücret olarak nitelendirmekte ve bu tür ödemeler vergiye tabi ücret geliri sayılmaktadır. Ancak ödenen bahşişlerin ücret kapsamında nasıl vergileneceği ise bahşiş alanların bahşiş dışında işverenden ücret alıp almadığı durumuna göre değişmektedir. Buna göre eğer hizmet erbabı (garson, belboy v.b çalışanlar) bahşişlerin dışında işverenden her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret ödemesi alıyor ise işveren ücretlerle birlikte bahşişlerden de gelir vergisi stopajı yapacaktır. Ancak hizmet erbabı (garson, belboy v.b gibi çalışanlar) işverenden bahşişlerin dışında herhangi bir ücret almadan çalışıyor ise bu durumda bahşişlerin vergilendirilmesi diğer ücret kapsamında yapılacak olup, bahşişler işveren tarafından tevkifata tabi tutulmayacak, tamamen hizmet erbabı tarafından vergi karnesinin ilgili vergi dairesine ibrazı suretiyle vergilendirilecektir.

 

Bahşişlerin vergiye tabi olup olmadığı hususunda Danıştay değerlendirilmesinde ise; bahşişlerin Gelir Vergisi Kanunu’ nun 61’ inci maddesinde yapılan ücret tanımına girmediği, bahşişlerin ücret sayılabilmesi ödemenin bizzat işveren tarafından yapılması gerektiği belirtmiştir.  Bu nedenle de bahşişlerin bizzat işveren tarafından değil hizmetten faydalanan müşteri tarafından verilmesi nedeniyle bahşişlerin ücret kapsamında vergilenmesine karşı çıkmıştır.

 

Ödenen bahşişlerin gider yazılıp yazılmayacağı hususunda ise Vergi İdaresi; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olarak ve genellikle temsil ve ağırlama gideri kapsamında otel, lokanta, kafeterya ve benzeri yerlerde mükelleflerin ödedikleri hesapları her nekadar ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olarak yapılan zorunlu bir gider olarak kabul etsede ödenen bahşişleri ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle doğrudan ilgili olmaması ve yapılacak ödemenin zorunlu olmamasından dolayı bahşişlerin gider yazılmasına müsaade etmemiştir.



[1] Bu şekilde ödenen bahşişler tek elde toplanarak personel arasında belli ilkeler çerçevesinde paylaştırılmaktadır.

[2]  Zorunlu bahşişlere yüzde usulü de denmektedir

[3]  06.01.1961 Tarih Ve 10700 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

[4]  27.01.1951 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

[5]  01.01.1951 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

[6]  23.11.1971 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

[7]  İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 08.04.2008 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-61 (6972) Sayılı Muktezası

[8]  Gelirler Genel Müdürlüğünün 26.05.2000 Tarih ve B.07.0.GEL.0.44/4401-258/24918 Sayılı Muktezası

[9]  Antalya Defterdarlığının 15.02.2005 Tarih ve B.07.4.DEF.0.07.1/GVK.ÖZ.05.11 Sayılı Muktezası

[10] Danıştay 4. Dairesinin 18.06.1997 Tarih,  E.1996/3517, K.1997/1991 Sayılı Kararı.

[11]  Danıştay 4. Dairesinin 31.01.1994 Tarih , E.1992/1280, K.1994/457 Sayılı Kararı.

[12]  Danıştay 4. Dairesinin 20.10.1998 Tarih,  E. 1997/2801, K. 1998/3754 Sayılı Kararı.

[13]  10.01.1961 Tarih Ve 10703 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

[14]  İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 03.03.2006 Tarih ve VUK-B.07.1.GİB.4.34.19.02 (1649) Sayılı Muktezası

KAYNAK:LEBİB

YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


5 + 2 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)